"....Kiraz Ağacı sôokak,17 numârâa mı?...Hmm...bu tarâftan...(Filmin başında sokak ressamı Bert'in repliği.M.Poppins.1964)
"...Günaydın bağyan!..Professôôrr İggins lütfen?.."(Mr.Higgins'in tipik İngiliz Aristokrasisi örneği evinin kapısında Mrs. Peers'e(kahya) varoş güzeli Eliza'nın ilk sözleri...MyFairLady.1963)
Genç yaşımdan beri hayal dünyamı besleyen ne çok film varmış?..Bunu dört yıl önce son sergimin konusuna karar verdikten sonra anladım...Neden sanki İrma la Douce?...
Neden "İrma" da,Ayşe,Fatma,Lola ya da Laila değil?...Çünkü "İrma" bir filmde de olsa yaşamıştı...Üç saat yaşamıştı ama dünya onu tanımıştı...
Giysilerimi giydirmek isteyeceğim,istediğim dekora yerleştirtirip,istediğim şeyleri söyletebileceğim bir kişilik idi o...Şirin ve stil sahibi(Saçındaki kıyafetleriyle uyumlu yeşil saten kurdelesi;yeşil ipek çorapları,zarif tavırları...Ve neyse de "o"...Yaşadığımız dünyanın kötülüklerinden etkilenmeyip,neyse o kalabilmiş?...(B.Wider'in seçimi nedensiz değilmiş. Bu role Shirley Mc Laine'den başkası da bu denli yakışmazmış...)
Serginin resimlerini hazırlarken;söylemeden edemeyeceğim;sanatsal dürtülerim ve birikimlerim ile birlikte tüm bu hayallerimi de hayata geçirdim.Dünyayı bir yana,hazırlıklarımı başka bir yana koydum.(Gerçek dünya ile hemen hemen ilişkimi kestim?...)
Bu serginin birinci özelliği;
Bir çizgi romanda imişsiniz gibi,her tablonun bir hikayesi,senaryosu ve tek bir "kahramanı" var...(Hatta bu aralar tablolarıma,dijital ortamda "baloncuk" lu "müdahale"ler koymaya da başladım.Böylece tabloları daha bir dile getirme imkanım oldu...)
İkinci özelliği:
Her tablonun etrafına "paspartu" amacı ile geçirilmiş kumaşlar ve üzerlerine serpiştirilmiş "beyaz bahar dalları"(Bu kumaşların çoğunluğunu da "leopar" desenli olanları tutuyor.)
Üçüncüsü de;
Sergide 125 tablo bulunuyor ve "7" ayrı bölümden oluşuyor...(Giysi denince akla gelen bölümler ne oluyorsa?..Ayakkabılar...Şapkalar...Dolaplar...Dükkanlar...İç Çamaşırlar...Yeşil Giysiler(İrma Yeşili tabii...)Ve de...tüm serginin detaylarının küçük birer temsili "Minik Resimler"inin olduğu bölüm...
Kısaca özetlemek gerekirse; bu serginin anlatacak bir "masalı" var...
Umarım "İrma'nın Giysi Dolabı" postmodern minyatürlerinin resimlerini seyretmek zevk alırsınız...Saygılarımla ...İyi seyirler...nilgün yönter.
...İnsan duvarına astığı resimden zevk almalı...Resimden ona akan bir yaşam sevinci ve ışık hissetmeli...








